Ozan doğmadan önce bayram dönemlerini kısa da olsa tatil olarak değerlendiriyorduk. İsmail için de benim çin de bunun hiçte rahatsız edici bir yanı yoktu. Ailelerimizle önceden bayramlaşıyor, sonra da bütün yıl çok çalışıyoruz ama tatile daha çok ihtiyacımız var savunmasıyla kendimizi bir yerlere atıyorduk. Bu dönemler de çok da güzel, unutulmaz geziler yaptık. GAP Turu böyle bir döneme denk geliyor mesela.
Sonra Ozan doğdu ve biz bayramları daha bir bayram gibi yaşamaya başladık. Zaman değişiyor, Türkiye de, bizler de.Tabii ki hiçbirşey bizim çocukluğumuzdaki gibi değil. Bir kere daha bir bolluk var. Bizim çocukluğumuzda yeni giysiler almak için bayramlar inanılmaz fırsatlardı. Annemin bir bayram sabahı arife gecesi çalıştığı için işten dönerken bayramlığımı da getirecek olmasından dolayı annemi sabahın köründe apartman girişimizde yüreğim ağzımda beklediğim günleri hatırlıyorum. Ozan’ın böyle heyecanları yok. Tabii ki her çocuk gibi yeni bir şey alındığında çok mutlu oluyor ama dediğim gibi bolluk içinde yaşıyor olmanın hafif sevincini yaşıyor bu konuda.
Neyse bu bayram da diğer kurban bayramları gibi İstanbuldaydık. 9 günlük tatil benim gibi bir gezi severin aklını çelmedi değil, bayramdan 1 ay öncesinden başlayarak değişik alternatifler buldum, İsmail’le paylaştım. Önceliğimizin bayramı bayram gibi geçirmek olmasına karar verdik. Kaldı ki bayram döneminde turizmcilerin fiyatlar konusundaki fırsatçılığına da değinmeden edemeyeceğim, insanı afedersiniz enayi yerine koyarcasına abartmışlardı bu bayram.
Bizim ailemizde bir ritüel var. Ramazan bayramlarında kahvaltıyı anneannemizde, Kurban Bayramlarında babaannemizde yapıyoruz. Bu bayram sıra babaannemizdeydi. Kayınvalidemlerde maaile yaptığımız kahvaltıları çok seviyorum. 3 çocuk, 3 gelin, 5 çocuk, babaanne, dede toplam 13 kişi oluyoruz 8 kişilik masanın çevresinde. Herkes dizdize oturuyor, herkes birbirinden bir şeyler istiyor. Babaannemizin günlerdir hazırlığını yaptığı bayram ikramlarının tadına bakıyoruz hep birlikte, ailece. Kayınvalidem ve kayınpederimin bu zamanlardaki mutluluğunu görelisiniz, gözlerinin içi gülüyor resmen. İstanbul içinde otursak da çok sık görüşemiyoruz. Böyle zamanlar uzakta da yaşasak, sık görüşemesek de bizim bir aile olduğumuzu yürekten hissettiğimiz sıcacık zamanlar. Sevgili kayınvalidem ve kayınpederim iyi ki varlar, Allah onlara sağlıklı ömürler versin.
Bu bayram sabahı da her bayram olduğu gibi erkenden kalktık. Önce çekirdek ailemiz olarak birbirimizle bayramlaştık. Sonra hemen babaannemizin evinin yolunu tuttuk. Uzun, bol sohbetli, bol şakalaşmalı, lezzetli mi lezzetli bir bayram kahvaltısının ardından herkes bir yere gitti. Bu yıl Türkiye yurt dışından canlı hayvan ithal ediyor. (Bizim çocukluğumuzda kitaplarda şöyle bir ibare vardı: ‘Türkiye dünya üzerinden ürettikleri ile kendi kendine yeten 7 ülkeden biridir.’ Artık o günlerin çok uzakta kaldığını anlıyoruz ve bizi et konusunda bile bizi dışarıya mahkum eden hayvancılık politikası olmayan yöneticilerimizi de buradan analım.) Kayınvalidemlerin oturduğu bölgede bu şekilde yurt dışından gelen yabancı hayvanlar vardı. Sevgili eşim çok merak ettiği için abisiyle bakmaya gitti. Çocuklar birlikte oynamaya daha biz kapıdan girer girmez başlamışlardı zaten. Kahvaltıdan sonra biz eltiler de kahve içmeye üst kattaki evlerine gittik. Akşama kadar gelenlerle bayramlaştık, çocuklar el öpüp topladıkları paralarını ceplerine sıkıştırdılar, yemekler yedik, çok keyifli bir kutlama yaptık. Akşama annemlerde yemekteydik. Yine eller öpüldü, bayramlaştık, Ozan ganimetlerine ganimet ekledi :) Ertesi gün tabii ki koşa koşa bayram harçlıklarıyla oyuncak almak için kendimizi alışveriş merkezine attık.
İkinci gün benim anneannemi ve kuzenimi ziyaret ettik. Anneanneciğim artık çok yaşlandı. Ozan’ı her gördüğünde mutluluktan ağlıyor. Bu yıl Ozan’la fotoğraflarını çektiğimde kim bilir daha kaç bayram bizimle olacak, onu daha sık ziyaret etmeliyim dedim kendi kendime. Allah sağlıklı ömürler versin, sağlıkla önümüzdeki bayramda yanımızda olsun inşallah.
Bayramın diğer günleri bize gelen misafirleri ağırladık, lunaparka ve İtalyan Sirki’ne gittik, defalarca evde ailece sinema keyfi ve alışveriş yaptık. Evde uzun zamandır yapmayı istediğim ama bir türlü vakit bulamadığım düzenlemeleri yaptım. Fazlalıklardan kurtuldum, çok mutluyum. Evimin mis gibi havasını içime çekerek kahvaltılar hazırladım, uzun ve keyifli kahvaltılar yaptık ailece. Ozan kitap kurdu olmak için bolca kitap okudu. Uzun, keyifli, sakin, neşeli ve çooook mutlu bir tatildi.Ozan'ın da benim çocukluğumdaki bayramlar diyebileceği güzel bayram anıları oluşuyor ne güzel, çok şanslıyız. :)
Herkesin geçmiş bayramını birkez daha kutluyorum. Her bayram sevdiklerimizle bir arada olacağımız daha nice güzel kutlamalar diliyorum.
Sevgilerimle
Emre
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder