Mutluluk küçük anların toplamından ibaretse, işte burada yazdıklarım da o küçük anlara dair küçük mutluluklar...






7 Mayıs 2010 Cuma

Anneme, bana, bütün annelere….


O an değil mi?
Her şeyi değiştiren o an. O minicik şeyi göğsüme yasladıkları, o mis kokunun daha önce hiç hissetmediğim şekilde kalbimi çarptırdığı, ‘bu benim mi’, ‘ne kadar da küçük elleri var’ dediğim, Allah’a durmadan dinlenmeden şükretmeye başladığım o an, o milatta her şey değişti ve ben ANNE OLDUM. Nasıl da güzel geliyor kulağa, ANNE olmak!, içimden çıkan o minik şeyin bana AN-NE! diye seslendiği ilk an. Ona CANIM OĞLUM! demek ne muhteşem. O anda aramızda hiç kimsenin görmediği bir bağ oluştu işte. Beni dünyanın en şanslı kadını yaptı bu minik şey. Paytak paytak ilk adımlarını atarak kollarıma koştuğu an dünyanın en mutlu kadını yaptı çünkü beni, AN-NE dediği o ilk anda, emzirdiğimde göğsümü ısırdığında ilk dişini fark ettiğim o an da aynı şeyi hissettim. Onu okula alıştırmak için yuvanın kapısında içim içime sığmaz beklerken, onu ‘acaba beni bırakıp gitti mi annem’ diye minicik elleri öğretmenin avuçlarında kapının önünde gördüğümde ve o beni gördüğünde gözlerindeki ışıltıyı, yüzündeki mutluluğu gördüğümde, yavruma sarılıp ‘buradayım merak etme’ dediğimde de hissettim. Okuldaki ilk gösterisinde gözlerimden yaşlar yuvarlanırken de, bana yaptığı ilk resimde, babası askerdeyken beni teselli etmek için başımı okşadığı, üzülme ANNECİM! Ne olur duygulanma artık dediği o anda da hissettim. Her defasında şükürler olsun Allahım, sana şükürler olsun ki ANNEYİM, bu küçük adamın hayatındaki (şimdilik) en önemli kişiyim dedim.

Hep söylerim annelik, her daim iki göğsümüzün arasında bir sızı olarak kalacak. Hep ama hep seveceğim, merak edeceğim, kollayacağım, koruyacağım seni küçüğüm. Hep duacın olacağım, günün birinde kendi kanatlarınla uçup gittiğinde hep bileceksin ANNEM ne olursa olsun benimle, ne zaman ihtiyacım olsa yanımda olacak diye.
Şimdi anlıyorum canım annemin, ben anne olmadan önce ‘aman annneee’ ile başlayan cümlelerime neden ‘anne olunca anlarsın’ cevabını verdiğini. Canım annem iyi ki benim annemsin, canım oğlum iyi ki senin annenim. Evet anneciğim şimdi anlıyorum, anneliğin ne demek olduğunu, çocuğumla isteyip de yapamadıklarımın nasıl bir vicdan azabı olduğunu, her zorluğuna, yorgunluğuna rağmen minicik bir gülüşün, boynuma hesapsızca dolanmış iki minik kolun nasıl bütün yaralarımı sardığını, her yorgunluğu unutturduğunu, sabahları oğlumun boynunu koklarken ki o mis kokunun dünyanın en güzel kokusu olduğunu , hiçbir şeyin beni bu hayatta oğlum için yaşamam gerek, oğlum için yapmam gerek duygusundan daha çok motive etmediğini ve hiçbir gururun onu iyi bir şeyler yaparken gördüğümde taşıdığım gururla karşılaştırılamayacağını şimdi anlıyorum. Kim bilir ANNELİK yolculuğumda senin bildiğin, benim hayal bile edemediğim ne maceralar yaşayacağım. Ama olsun iyi ki beni doğurmuşsun anneciğim, oğlumun bana söylediğinde kendimi dünyanın hakimi gibi hissettiğim o cümleyi söyleyeceğim sana ‘iyi ki benim annem olmuşsun’ ve iyi ki ANNE olmuşum.

Hayata kocaman bir çentik attım anne olmakla, bundan sonrakiler de sırada…

Bütün annelerin, anne olmak isteyenlerin anneler gününü yürekten kutluyorum ve size diyorum ki; bu anneler gününde anneciğinize kocaman sarılın ve daha da öncesinde bu akşam o minicik mucizeye yavrunuza sarılın ve Allah’a şükredin sizi ödüllendirdiği için.

Sevgilerimle…

Emre

1 yorum:

Ordanburdanhayattan dedi ki...

Emrecim anneler günün kutlu olsun, Allaha binlerce kez şükürler olsun annelik duygusunu yaşadık.