Mutluluk küçük anların toplamından ibaretse, işte burada yazdıklarım da o küçük anlara dair küçük mutluluklar...






19 Nisan 2010 Pazartesi

HAYALLERİM, AŞKLARIM ve BEN…




Yıllardır aklımda bir resim var. Hani hayaller insanı ayakta tutan derler ya, öyle gerçekten.
Yazmak gerek biliyorum ama öyle çok da yazamıyorum hayallerimi ama hiç vazgeçmiyorum hayal etmekten. Çok zor zamanlarda düşünüyorum aynı resmi, resimleri. birden uzaklaşıyorum dertlerimden, hele ki bir kahve molası vermişsem sorunlara kendi kendimeysem azıcık. Dalıp gidiyorum o resimlerin içine, dahası resim, beynim onu geri çağırır çağırmaz içine alıyor beni, alıp götürüyor fonundaki yere, zamana, insanlara,müziğine.

İlk resim en eski olanı, galiba Ozan daha doğmadan önceki bir hayalim bu. Bodrum’dayım bilen bilir Ali Gonca’da daha doğrusu şimdilerde Ali Gonca olmayan Torba sahilinde. Ayaklarım çıplak, üstümde beyaz askılı bir elbise var, sağlarım uzun ve açık, omuzlarımda, Ali Gonca’yı Ali Gonca yapan keyfin tam göbeğindeyim. Denizin dibinde bir tahta masada oturuyorum. Ayaklarım Torba’nın yarı kum, yarı çakıl sahilinde elektriğimi atıyorum. Masamda mezelik bir şeyler belki bayıldığım dev karidesler var, Bodrum usulü pişirilmiş, yanında rakı bardağım, içindeki buzun soğuğundan terlemiş bardağın dışı, dokunduğumda yazın kavuran sıcağının akşam üstünde, ne iyi geliyor o serinlik. Hafiften bir meltem esiyor, Ege’deki karşı komşudan, dalgalar ayaklarım dibinde, fonda sakin bir şeyler çalıyor derinden duyuyorum sesini Ege mi söylüyor, George Dalaras mı bilmiyorum ama en sevdiklerimden sanki. Denizi dinliyorum, kendimi dinliyorum, Bodrum’u soluyorum ve şükrediyor tüm bunları hissedebildiğim için, büyük şehir hayatından sonra kendimi buralara bağışladığım için, şükrediyorum Allahıma…

İkinci resim daha sonra yer etti kafamda, belki de bir Ayşe Arman yazısından sonra, onun benzer maceraları vardır çünkü. Yunanistan veya İtalya’dayız. –yız diyorum çünkü bu kez yalnız değilim sevgilim var yanımda. Onun çocukluğundan bu yana var olan motor tutkusuyla bir motor kiralamışız, geziyoruz. Yine yaz, yine sıcak bir hava var ama biz yüksek bir tepeden motorumuzla aşağıya süzülürken motorun hızıyla hafif bir rüzgar geziniyor yüzlerimizde. Sarılmışım sevgilimin beline, iyi ki diyorum iyi ki bulmuşum bu adamı ve yine şükürler olsun bu anı bana yaşattığı için minnettarım ona yaradana…

Üçüncü resim bir aile portresi. Hayalimi gerçekleştirmişim istediğim gibi bir ev bulmuşum. Kendine ait ufak bir bahçesi var bu evin, üst katlarından denizi görüyorum, her sabah uyandığımda denize açıyorum geniş balkon pencere mi yaz kış çekiyorum içime iyot kokusunu. Bahçemde güzel anılarım var, dostlarımla yaptığım kutlamalar, dertleşilen kahve molaları, uzun gece sohbetleri, Müzeyyen Senar’lı rakı-balık sohbetleri, doğum günü partileri yapmışım bu güzel bahçede. Şimdi yani bu kare aklıma geldiğinde ise şöyle bir resim var karşımda. Bir Pazar günü belkide, sevgilimle uzun kahvaltımızın ardından kendimizi şezlonglara bırakmışız. Çocuklar bir yerlerde, belki yüzüyorlar, belki basketdeler ama gelecekler akşama büyük bir aile yemeği var çünkü yine birlikte oturacağız o masanın etrafında, güleceğiz, sohbet edeceğiz yine. Yine yaz tabii ki, öğleden sonraya geçmeye çalışan güneş o kadar da yakmıyor gölgelikli bahçem koruyor bizi. Yine fonda içimi aydınlatan sesler var, bir telefon sesi de eşlik ediyor, belki bu müziğe. İçimden yine şükrediyorum hayallerimi gerçekleştirdiği için, sevgilim için, çocuklarım için, mutluluğum için, bizleri sakındığı için ve bu anı yaşattığı için yine borçlandım ona…

Daha çok resim var, hepsi kendiliğinden kazınmış sanki beynime, ben onları hiç hayal etmedim sanki ama öyle değil işte hayatı yaşarken minik minik biriktiriyorum onları aklımda. Bir ev projesi reklamı gördüğümde hayal ediyorum evimi, bir bahçe mobilyası gördüğümde bahçemi, denizi görerek uyanmak arzusu ben de zaten daimi. Bunlar bir gün gerçekleşecek biliyorum, en azından ben öyle diliyor ve bekliyorum ama asıl önemlisi şu ki; bu resimler gerçek olduğunda yani ben o zamanlarda ve o yerlerde olduğumda hayalimi gerçek kılan yanımdakiler olacak. Sevgilim, oğlum, ailem ve dostlarım. Asıl onlarla anlamı olacak tüm bu hayallerin, demek ki asıl büyük parçaya yani onlara şimdiden sahibim ve çok şanslıyım asıl onlar için minnet ve şükran borçluyum yaradana. Hepsini çok ama çok seviyorum çünkü ne mutlu bana :)

Sevgilerimle...

Emre

1 yorum:

Çiğdemin Annelik Günlüğü dedi ki...

Canim cok guzel. Hepsine sahip olman dilegiyle, ama asilda son belirttigin gibi sahip olduklarini hic kaybetmemen dilegiyle... Seni cok seviyorum.