Nasıl da geçti koskoca 6 yıl! Dile kolay geliyor değil mi 6 yıl, 6 yaşında diyoruz.
Hiçte kolay olmadı, hiçte kolay büyümedi. Ben de onunla büyüdüm. Hayatı yeniden öğrendim. Onunla diş çıkardım, onunla yürümeyi öğrendim, onunla konuşmayı, yeni kelimeleri, anlamlarını keşfettim.
Anne olmayı, eş olmayı, kendim için de yaşamayı, sorumluluklarımın olduğunu ama hayatımın sorumluluklarımdan ibaret olmadığını öğretti bana. Anneliğin her daim bir yürek sızısı olduğunu, kendin dışında bir insanı kendin çok sevmeyi , her şeyin, her önceliğin önünde olabilecek bir canlının daha olabileceğini o öğretti bana. Anneliğin getirdiği yürek sızıları, yapamadıklarının verdiği vicdan azabının, onun daha iyi olması için katlanılabilir olmasını o sağladı. Büyüdü, değişti.. Her sesini duyduğumda ayaklarım ona doğru istem dışı gitti taaa doğduğu günden bu yana. Milyonlarca insanın içinden kokusundan, sesinden tanırım yavrumu ve o şimdi 6 yaşında bebeklikle, çocukluk arasındaki dönemi tamamladı. Gerçek anlamda çocuk oldu, öğrenci oldu.
Yeni bir dönem açılacak bu yıl hayatımızda oğlum, yakışıklım, minik kuzum, minik aşkım okula başlayacak. Onu üniforması içinde göreceğim gün gözyaşlarımı tutamayacağım biliyorum. Çünkü okul demek onun evden ilk ciddi uzaklaşması demek, arkasından arkadaş toplantıları gelecek, onlarla daha fazla vakit geçirmek isteyecek biliyorum, belki de bu yüzden biraz içim burkuluyor ama oğlumla çok gurur duyuyorum.
Ona her gün ‘Seni çok seviyorum, iyi ki benim oğlum olmuşsun’ diyorum. O da minik kollarıyla sıkı sıkı sarılıyor boynuma ‘sen de iyi ki benim annem olmuşsun” diyor ya da telefonda konuşuyoruz kapatırken “anne 1 saniye” diyor. Efendim diyorum “seni çok seviyorum annecim” diyor. Ya da bir an oluyor, günlük hayatın içinde hiç beklemezken “ bakıyor yüzüme seni çok seviyorum annecik” diyor. İşte o an, benim kanatlandığım an. Başta hiçte kolay olmadı dedim ya; dünyaya gelme serüveninden başlayarak sonrasında yaşadıklarımız hiçte kolay olmadı evet eme bu minicik anlardan sonra ‘İyi ki’ diyorum iyi ki bir delilik yapmış, çocuk sahibi olmaya karar vermişim. İyi ki uykusuz kalmışım, her seslenişinde yanında bitmişim, iyi anne olmuşum, iyi ki Allah beni Ozanımla ödüllendirmiş, şükürler olsun.
Her yıl mart ayı başka bir şenlikle geçiyor bizim ailede. Öyle ya prensimin doğum ayı Mart ayı. Bu yıl da aynen öyle oldu. Önce 11 Martta anneannemizde, sonra 21 Martta evimizde arkadaşlarımız ve çocuklarıyla ve nihayet 26 Martta okulumuzda arkadaşlarıyla kutladık Ozan’ın 6 YAŞINDA kocaman bir abi oluşunu ve sevgiliml- benim anne-babalık yıl dönümümüzü. Her kutlama birbirinden güzel ve özeldi. Resimleri yan yana koyup bakınca geçen zamanın kıymetini anlıyor insan.
Canım oğlum iyi ki doğdun, iyi ki gelmek için ailemizi seçmişsin. Seni çok ama çok seviyoruz. Hayatıma kattığın ve bundan sonra katacakların için, kendimi dünyanın en mutlu annesi olarak hissettirdiğin için teşekkür ederim.
Her zaman yanında olacak, yapabilirsin çünkü sen OZAN’sın diyecek, kalbi sevginle atan, hayat bulan, dünyanın en şanslı annesiyim ben yani…
ANNEN :”)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder