Hep bahçeli bir ev hayalim vardı benim. Kimin yok ki diyeceksiniz. Şöyle ufak, çiçeklerle bezeyeceğim, bir kenarında domates, biber yetiştireceğim, her gün ektiklerimin olmasını bekleyip, ellerimle toplayacağım, verandasında sevdiklerimle huzurlu kahvaltılar yapacağım, yemekler yiyeceğim, tek başıma kalıp salıncağımda, sandalyemde dergilerimi karıştıracağım, sessiz, huzur dolu bir bahçem olsun istedim hep.
İstanbul gibi bir metropolde yaşarken çok uzak bir hayaldi tüm bunlar. Sonra evimizi değiştirip müstakil olmasa da Ozan’ın bahçesinde güvenle oynayabileceği arkadaşları olacak bir siteye mi geçsek dedik. Arayışlara giriştik. Oturduğumuz yerin civarlarında gönlümüze göre bir yer bulamadık, ya da bulduklarımız kesemize uymadı. Sonra bir de şansımızı ikinci bir evden yana deneyelim dedik. Sapanca, Şile, vs. İstanbul’a yakın bir yerlerde bahçeli ev hayalimizi gerçekleştirmek istedik, uzaklık, gidiş-geliş süreleri, vs. gibi nedenlerden olamadı maalesef ama vazgeçmedik. Madem çevre yakın yerlerden satın alamıyoruz, o zaman kiralayalım dedik. İstanbul’da merkeze yakın ama bir o kadar da uzak Alemdağ, Ömerli civarındaki yerler baktık. 1-2 yeri beğendik, tam kiralasak mı derken benim kardeşim gibi sevdiğim canım arkadaşım Emel’e verdim müjdeyi. Bulduk galiba dedim. O da Alemdağ civarında çok güzel bir yerde yaşıyor, ormanın içinde bir sitede. Du bakalım siz kiralık da mı bakıyordunuz, bizim siteye bi bakalım dedi ve kısmetimiz bizi, biz kısmetimizi şimdiki hafta sonu evimizi işte böyle bulduk. Hem de arkadaşımla aynı sitede, 2-3 ev ötede. Yıllardır onlara gidip gelirken baktığımız, bir günlüğüne yaşadığımız yazlık hayatın ortasında bulduk kendimizi.
Hem de şansımıza eşyalı ve eşyaları temiz, kullanılabilir bir ev. 1 Nisanda yeni evimize yerleşmeye başlamış, ilk hafta sonumuzu geçirmiştik bile. Tam bahar ayları tabii ki ilk iş bahçeye giriştik. Çiçeklerimizi seçtik, diktik, büyümelerini ve o muhteşem görüntülerini her hafta sonu doya doya izledik. Mayıs geldi. Artık ekim zamanı dediler. Domateslerimizi, biberlerimizi, kabak, patlıcan, maydanoz, dereotumuzu ektik. Büyümelerini bekledik, izledik. Şimdi her hafta sonu sepet sepet topladığım sebzelerimi yerken, sevdiklerime ikram ederken çok mutluyum.
Dileğimiz yaz boyunca yeni evimizi tam zamanlı kullanmaktı ama olmadı, olsun. Yine de her şeyin tadına vardık. Misafirlerimizi de ağırladık, uzuuuun kahvaltılar da yaptık, havuzda serinledik. Ozan hemen sitenin çocuklarıyla kaynaştı. Kendi arkadaş grubu oldu. O da biz de doğayla, hayvanlarla yaşamayı öğrenmeye başladık. Ormanın ortasında sanki gizlenmiş gibi saklanan bu site ve bu ev bizim hayallerimizi gerçekleştirdi. Çok isteyince oluyor gerçekten ama gerçekten istemek ve denemekten vazgeçmemek gerekiyor.
Şimdi yaz bitiyor, doğanın sonbahara hazırlanışını izliyorum verandamdan. Yakında sonbahar yağmurları başlayacak. Şimdiden kışın yapacaklarımızı hayal edip, kendimizi bu sıcak günlerin bitmesine istemeyerek de olsa hazırlamaya çalışıyoruz. Yazını gördük. Sonbaharı ve kışı yaz kadar keyifli olacak mı bilmiyorum ama insanın merkeze bu kadar yakın ve her istediğinde ulaşabileceği, orada olduğunda dünyanın dertlerinden sıyrılabileceği ikinci bir yuvasının olması çok güzelmiş. Kendimi ılık ama yağmurlu sonbahar günlerinde ıslanmadan verandada geçireceğimiz uzuuun dinlence zamanlarına, yağmurluklarımızı giyip ormanda ıslanacağımız uzun yürüyüşlere, kışın şömine başında yapacağımız şarap sohbetlerine, arkadaşlarımızla toplaşıp yiyip içeceğimiz, hasret gidereceğimiz kış buluşmalarına, kutu oyunu partilerine, patlamış mısır ve kestane eşliğinde yapacağımız film seanslarına hazırlıyorum. Yazı hiçbir mevsime değişmem ama kış olmadan da yaz olmuyor ve yazın tadına en çok kıştan çıkarken varılıyor. Aynı hasretle beklediğimiz evimizi bulmadan önceki sabır dönemleri gibi. Şimdi hayallerimizi gerçekleştirebiliyoruz, şükürler olsun, rabbime bize bir fırsat verdiği için teşekkür ediyorum.
Reklamda dediği gibi; “evdeki huzur zenginlik budur” gerçekten. Sevdiklerimizle birlikte olduğumuz sürece bizden mutlusu yok. Sizlerin de dilekleri yerini bulsun, herkes gönlündeki hayaline bir an önce kavuşsun diye diliyorum. Çoğu zaman zorluklarında göremiyoruz ama aslında hayat ne güzel değil mi? :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder