İşte oldu. Minik kuşum kanatlarını açtı ve ilk uçuşunu yaptı. İlk denemesinde biraz yalpaladı ama asıldı kanatlarına, önceki tecrübeleri ve bildiği hava sahası diye sanırım toparladı hızlıca. Sonra kendini rüzgara bırakıp 1-2 kanat çırpışta havalandı. Başka minik kuşlarla karşılaştı. Kendine ,bu yeni dünyada yol gösterecek yeni bir kılavuzu ile tanıştı, kaynaştı.
Tabii ki her uçuşun olduğu gibi bunun da kuralları vardı. Önce kurallara uymak zor geldi, sonra her çocuk gibi aslında düzeni ve kuralları sevdiğinden alıştı. Hayatını bu kurallarla yaşamanın daha rahat olduğunu keşfetti.
Şimdi kendine güveniyor, hava sahasını tanıyor, diğer yavru kuşlarla muhabbeti arttırdı, birlikte planlar yapıyorlar. Gelecek güzel geliyor işte bir kanıtı da bu güzellikler. Bu minik uçuş denemeleri onu çok daha yükseklerde çok daha güvenle uçmaya hazırlayacak biliyorum. Yine de ana yüreği bu ilk evden çıkışı ya, içim buruluyor. İlk gün babası da ben de salya sümük ağladık ama mutluluktan ve gururdan. Onu formasıyla önümüzde görünce ve sınıfıyla sıraya girişini, törene katılışını izleyince tutamadık kendimizi.
Bu öykü benim prensimin Ozanımın ilkokula başlama öyküsü… Uzun bir yolculuğa çıkıyor o şimdi. Dilerim hayatın boyunca keyifle, başarıyla uç meleğim. Annen ve baban hep yanında olacak, hep çok sevecek seni ve güvenecek sana…
Bu yazı aracılığıyla; yeni okula başlayan ve yeniden okulu ve arkadaşları ile buluşan minik kuşlara keyifli ve başarılarla dolu bir eğitim-öğretim yılı diliyorum.
Sevgilerimle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder